Bingöl yaşanılması zor ama güzel bir şehir…

  • Haberin Tarihi: 11 Mayıs 2015
  • Bu haber 36 defa okundu.
  • Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaş:
  • Googleda Paylaş
  • Twitterda Paylaş
  • Facebookta Paylaş
Bingöl yaşanılması zor ama güzel bir şehir…

‘MEMLEKETİN SORUNUNU KENDİNİZE SORUN ETMEYECEKSENİZ BİR ZAHMET KENDİNİZİ MEMLEKETE SORUN ETMEYİN!’

GÜNDEM12 DERGİSİ ÜÇÜNCÜ SAYI

Dergimizin bu sayısında, icra ettiğimiz gazetecilik mesleğine dair sorunları, değişim ve gelişimi Bingöl Çapakçur Gazetesi İmtiyaz Sahibi Sayın Mahmud Arda ile konuştuk.

Gazete dağıtıcılığından muhabirliğe, yazı işleri müdürlüğünden gazete sahipliğine giden meslek yolculuğunda elde ettiği deneyim ve tecrübeleri ışığında halkın gazeteciye bakışını da anlatan Arda, Bingöl’e dair de konuştu.

İşte; Çapakçur Gazetesi İmtiyaz Sahibi Sayın Mahmud Arda ile yaptığımız röportaj…

Kısaca Mahmud Arda’yı tanıyalım, Kaç tarihinde hangi gazetede ve nasıl gazetecilik mesleğine başladınız?

11 Mart 1980 yılında Bingöl Kültür (Afatlar) Mahallesi’nde doğdum. Babamın adı Kamil, annemin adı ise Şefika’dır. İlkokulu Sarayiçi’nde, Ortaokulu Merkez 100. Yıl Okulu’nda okudum. Lise eğitimimi ise Bingöl Lisesi’nde gördüm. Liseden mezun olduktan sonra, ticareti benimsediğim için çeşitli alanlarda çalışarak, ticarete atıldım. 1999 ile 2001 tarihleri arasında mecburi hizmetimi tamamlayarak, hayat mücadelesinde kaldığım yerden devam ettim. 15 Kasım 2005 tarihinde Bingöl’ün üçüncü gazetesi olan Kent Haber Gazetesi’nde gazete dağıtıcısı olarak basın camiasıyla tanıştım. Yaklaşık 1 yıl boyunca bu gazetenin dağıtıcılığını yaptıktan sonra gazetenin muhabir kadrosunda çalışmaya başladım. 2007 yılının Temmuz ayında başladığım bu görevi yaklaşık 5 yıl boyunca yürüttüm. 2012 yılında Bingöl’ün ilk internet haber sitesinden gelen iş teklifi üzerine Bingöl Kent Haber Gazetesi’nde ki görevimden istifa ederek, Bingöl Online Gazetesi’nin kurucu Yazı İşleri Müdürü oldum. Yaklaşık 2 yıl boyunca bu görevi yürüttüm. Daha sonra yıllarca hayalini kurduğum kendi gazetemi kurma fikrini gerçekleştirmek için Bingöl Online Gazetesi Yazı İşleri Müdürlüğü görevimden istifa ederek, 2014 yılının Mart ayında kendime ait Çapakçur Gazetesi’ni kurdum. Yaklaşık 1 yıldır yayın yapan Çapakçur Gazetesi’nin imtiyaz sahipliğini yürütüyorum. Evli ve 2 çocuk babasıyım…

Mesleğe başladığınız yıllarda gazetecilikle ilgili hangi ne tür sıkıntılar yaşıyordunuz? Şimdi hangi sıkıntılar var? Bugüne kadar devam eden sıkıntılar nelerdir?

2007 yılının Temmuz ayında Kent Haber Gazetesi’nde muhabir olarak çalışmaya başladığım meslekte sıkıntılar hep aynı. Vatandaş basın sektörünü çözüm merci olarak görüyor, hala da aynı değişen bir şey olmadı. Basına yansıyan sorunun hemen çözülmesini bekleyen vatandaş, çözüm olmayınca basın mensuplarını suçluyor. Sürekli insanların birbirini suçladığı bir şehirde yaşıyoruz. Okumayan insanların ‘yazmıyorsunuz’ söylemleriyle karşı karşıya kalmak kolay değil. Yazsan da yazmasan da karşılaştığımız ilk cevap ‘yazmıyorsunuz’. Bingöl’de çözümü bulunan birçok sorunda basının katkısı azımsanmayacak kadar çoktur. Meslektaşlarım sürekli günah keçisi olarak seçiliyor. Bingöl basınına zerre katkısı olmayan insanların basına yönelik zalimce ithamları arasında çalışmaya çalışıyoruz.

Yerel gazete sahibi olarak yerel basın hangi sıkıntılar yaşamaktadır? Bu sıkıntıların çözümü için neler yapılabilir ve neler yapılmaktadır?

Yaklaşık 1 yıl önce kurduğum Çapakçur Gazetesi yayın hayatında çok kısa sürede önemli bir yere geldi. Yaptığımız etkili haberlerle adımızdan sıkça söz ettirdik. Okuyucudan çok güzel geri dönüşler aldık.

Meslek hayatım boyunca Bingöl’ün sorunlarını dile getiren insan sayısının bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar az olduğunu gördüm. Her platformda Bingöl basınına ‘yazmıyorsunuz’ diyerek yüklenen vatandaşlarımız kendilerine soru yönelttiğimizde konuşmaya çekinerek, Bingöl’ün sorunlarının ne kadar dile getirilmediğini gösterdi. Sorun ve sıkıntıları dile getirenlerden isim ve fotoğraf istediğimizde en çok karşılaştığımız cevap ise ‘falankes/filankes benim akrabam demeç vermem yakışık almaz’ oluyor. Bingöl küçük bir şehir herkes herkesin akrabası olabiliyor. Ben de sizlerin aracılığıyla vatandaşlara seslenmek istiyorum. ‘Yazmıyorsunuz’ diyenler sizler de Ko-nuş-mu-yor-su-nuz. Bingöl’de belgesi olan her haberi yazabilecek kadar cesur gazeteler ve gazeteciler var. Bunu tüm samimiyetimle belirtmek isterim.

Yerel ile yaygın medya arasında ne gibi farklar vardır? Kamuoyunun yerel ve yaygın basından beklentileri nelerdir? Bu beklentilere kurumlar veya vatandaşlar ne kadar destek veriyor?

Yerel basın, bölgenin ve bölgede yaşayanların her türlü sorununu ve bu sorunların karşısında üretilebilecek çözüm önerilerini gündeme getiren, tartışan, yerel yönetimle merkezi yönetim arasında köprü işlevi gören, halkın gözü kulağı olduğu kadar yerel yönetimin dili de olabilen bir işleyişle kişilerin küreselleşme girdabından biraz olsun alıkoymaktadır. Aslında yerel basın bir yönüyle ülke basınına malzeme sağlamakta, onlara uyarıcı görevler görmekte, onlara yardımcı olmaktadır. Vatandaşlar haberinin yaygın basında çıkmasını beklerken, yaygın basın yerellik konuları pek gündemine almamaktadır. Oysaki ilin sorunları yaygın medyaya taşınmadan da burada çözülebilir. Ki bunun binlerce örneği var. Acı olan şu yaygın basın bölgede çatışma, uyuşturucu ve kaçakçılık gibi haberleri gündeme almaktadır. Bölgenin güzellikleri ve bölgede yaşanan güzel haberler ilgilerini çekmemektedir. Çatışma haberlerinde yereldeki temsilcisini sıkıştırarak haberi yapmasını isteyen yaygın medya, muhabirin yaptığı ili güzellikleriyle tanıtan haberi ise dikkate almamaktadır. Vatandaşların sorunlarının çözümü yine yerel medyadır. Vatandaşların yaygın medyadan böyle bir beklenti içinde olmaması gerekiyor.

Bingöl genelinde gazetelerin dışında web siteleri hizmet vermektedir? Bu konuda ne tür sorunlar yaşanmaktadır ve hangi kazanımları olmaktadır?

Bingöl’de emek vererek gazetecilik mesleğini icra eden gazetelerin dışında hiç emek vermeden bir miktar para harcayarak web sitesi kurup, yerel basının yaptığı haberleri kopyala yapıştır yöntemiyle çalan ve emek hırsızlığı yapan siteler ve onların yöneticileri kendilerini basın mensubu olarak tanıtıyor ve farklı pazarlıkların içine giriyorlar. Bu da görevinin sorumluluğunun bilincinde olan basın ahlak yasasına uyan meslektaşlarımızı zan altında bırakıyor.

Bingöl’ü bilen biri olarak ilin en büyük sorunu ve bunun çözümü nasıl olabilir?

Ben Bingöl’ün en büyük sorunu olarak, yetkililerini görüyorum. Yetkililer, Bingöl’e şu gözle bakıyorlar. Kendilerini ilin sorunlarını çözmek için gelen emanetçiler değil de ilin sahipleri gibi görüyorlar. Kendi yaşam tarzlarına göre ili şekillendirmeye çalışıyorlar. İlin yetkilileri memleketin sorunlarını görmek yerine kendi ailelerinin sorunlarını çözmekle meşgul oluyorlar. Kadrolaşma ve ihalelerle ilgileniyorlar. Buda ilin önceliklerini geri plana atıyor. Bingöl bundan dolayı yıllarca kaybetti. İlin sorunlarını farklı başlıklar altında sıralayabiliriz, ancak ilin kaliteli yöneticileri olursa bu sorunlar bir çırpıda çözülebilir. Verdiğim kaliteli yönetici örneğine istinaden son bir cümle sarf etmek isterim. Memleketin sorunun kendinize sorun etmeyecekseniz bir zahmet kendinizi memlekete sorun etmeyin!

Bingöl’ü kısaca nasıl tanımlarsınız?

Bingöl yaşanılması zor ama güzel bir şehir…

Anahtar Kelime:

Yorum Kapalıdır.