TÜKEN İLE SÖZLÜ TARİH…

  • Haberin Tarihi: 11 Mayıs 2015
  • Bu haber 36 defa okundu.
  • Bu Haberi Sosyal Medyada Paylaş:
  • Googleda Paylaş
  • Twitterda Paylaş
  • Facebookta Paylaş
TÜKEN İLE SÖZLÜ TARİH…

Solhan’ın kaybolmaya yüz tutmuş 1930 ve sonrası tarihini birebir yaşamış insanların hatıralarını görsel ve yazılı kaydederek şimdiki nesillere aktarma ihtiyacı hissettikleri için kurdukları Solhan Bilinçli Gençlik Grubu olarak yaptıkları özverili çalışma ile ‘Dededen Toruna Sözlü Tarih Mirası’ eserine imza attılar.
Bu çalışmanın yayımlanması hakkını da Gündem12 Dergisine verdikleri için grup üyelerine teşekkür ediyoruz. İşte çalışmada Mahmut Tüken ile yapılan söyleşi…

GÜNDEM12 DERGİSİ ÜÇÜNCÜ SAYI

Sayın Mahmut Tüken, Söyleşimize katıldığınız için teşekkür ederiz. Bugün size Solhan’ın geçmişine yönelik bazı sorular soracağız.  Amacımız; Solhan’ın geçmişine ait tarihi, kültürel ve sosyal durumunu öğrenip şimdiki nesillere aktarmaktır.

Mahmut Tüken, Hoş bulduk. Bu söyleşide bana da yer ayırdığınız için ben de sizlere teşekkür ederim. Ben de elimden geldiğince sorularınıza cevap vermekten mutluluk duyarım.

İlk olarak sizi tanıyalım. Bizlere kısaca kendinizden ve ailenizin bahsedebilir misiniz?

Mahmut Tüken, İsmim; hacı Mahmut, soyadım Tüken. 1928 doğumluyum.  Hazarşahlıyım.  5 erkek 6 kız olmak üzere toplam 11 çocuğum var. Bu çocukların en küçüğü 35 en büyüğü ise 60 yaşındadır.

Peki, atalarınız bu köye ilk ne zaman geldi?  Atalarınız buralara yerleşmeden önce buralarda kimler yaşıyordu?

Mahmut Tüken, Anlatılanlara göre; atalarımız buraları 600-700 yıl önce yerleşmiştir. Bizden önce burada yaşayanlar olmuştur ancak kimler olduğunu bilmiyorum. Sadece köyün karşı yamacında mezarları mevcuttur. Buradan göç ederek Niğde ve Aksaray tarafına yerleşmişler. Halen torunları bu illerde yaşamaktadır.

Solhan’da bazı zamanlarda kıtlık yaşanmıştır. Bu konuda neler biliyorsunuz?

Mahmut Tüken; Kıtlığın yaşandığı doğrudur. Hazarşah, Solhan Mezrası ve Turna taraflarında bu kıtlık yaşanmıştır. Bu kıtlığın sebebi ise hastalıktı. O zamanlar aşırı sıcaklık ve kuraklık oldu. Hayvanlar hastalıktan telef oldu. Ayrıca aşırı sıcaklardan dolayı çekirgeler çoğaldı ve ekinleri yiyerek zirai hiçbir şey bırakmadılar. Bundan dolayı insanlar birkaç yıl yiyecek bir şey bulmakta zorlandı.

O zamanlar hayat şartları çok zordu ve şimdiki gibi imkânlar yoktu. O zamanlar halkın geçimini nasıl sağladığını, sofralarda hangi tür yemeklerin olduğunu ve giyim/kuşamın nasıl olduğunu merak ediyoruz. Biraz bahsedebilir misiniz?

Mahmut Tüken; Genel anlamda geçim kaynağı hayvancılıktı. Bunun yanında tarım da yapılırdı. O zamanlar hayvan sayısı sınırlıydı. Köyün toplam hayvan sayısı 25-30 civarındaydı. Şimdi ise tek bir ailenin 500 hayvanı vardır. Tarım olarak ise buğday ve arpa ekimi yapılıyordu.

Yemek kültürümüz ise geçim kaynağımıza dayanıyordu. Séron yapılırdı. Bulgurdan köfte yapılırdı. İki üç kişi bir araya gelip bir hayvan keserek kavurma yapardı.

O zamanlar ayakkabı olmadığı için çarık giyerdik. Köyde ceketi olan kişi köyden dışarı çıkan ceketsiz biri olursa çektiğini ona verirdi. Örneğin ben evlenmeden önce eşimi görmeye gittiğim vakit başka birinin elbisesini giymiştim ve bu elbiseler bana kısa gelmişti.

Solhan’ın sosyal yaşamından bahsedecek olursak; zamanınızdaki eğitim, ulaşım ve iletişim hakkında bilgi verebilir misiniz?

Mahmut Tüken;  Köyümüzde resmi okul yoktu. Medreseler vardı. Bizler de bu medreselerde okuduk. Ya da Mutlucadaki Medreseye giderdik. Ulaşıma gelince; bizim zamanımızda yol ve araba yoktu. Atlar ya da yaya olarak ulaşımımızı sağlıyorduk. Eğer gideceğimiz yer uzak ise at kullanırdık ancak herkesin attı yoktu. Atı olmayanlar da kilometrelerce yolu yürümek zorunda kalırdı. Çoğu zaman Hazarşah’tan Solhan’a yaya gider gelirdik. Sabah yola çıkıp ikindi vaktinde Solhan’a varırdık. İşimizi halledip ertesi sabah tekrar yola koyulup aynı şekilde köye geri dönerdik.

Tabi o zamanlar şimdiki gibi iletişim imkânı yoktu. Kardeşim Erzurum’da askerlik yapıyordu ve ben yaya olarak gidip kendisini ziyaret etmiştim. Çok acil durumlarda ulaşması gereken haber varsa binek hayvanı olanlar tarafında iletişim sağlanıyordu. Bir yerde bir ölüm veya olay oldu mu bazen aylar sonra haberimiz olurdu.

Toplumda insanlar arasında bir husumet ya da anlaşmazlık çıktığı zaman bu durumda ne yapılırdı? Nasıl bir yol izlenirdi?

Mahmut Tüken;  Her toplumun ileri gelenleri ve kanaat önderleri vardı. Bu tür olaylarda bu insanlar devreye girer olayları çözerdi. O kişilerin verdiği kararlar bağlayıcıydı.

Çocukluğunuzda oynadığınız oyunlar nelerdi? Biraz bahsedebilir misiniz?

O zamanlar hayvanlara bakmak için yaylaya giderdik. Yaylaya çıktığımız zaman ağaçtan yapılmış topa benzeyen yuvarlak şeyler yapardık. Biz de hep bunlarla oynardık.

Peki, bizlere zaman ayırdığınız için teşekkür ederiz. Son olarak şimdiki gençlere yönelik olarak neler söylemek istersiniz?

Mahmut Tüken;  Gençlerin güzel işlerle meşgul olmalarını, dürüst olmalarını ve eğitimlerine önem vermelerini istiyoruz. Bunun yanında gençliklerinin kıymetini iyi bilsinler çünkü zaman gerçekten çok hızlı geçiyor. Bir zamanlar biz de gençtik. O yüzden insanların kendisine ve memleketin en faydalı olacağı zamanı geçtik zamanıdır.

Anahtar Kelime:

Yorum Kapalıdır.