ASIL KORKU

Muhammed Veysi TUNÇ

  • Yazının Tarihi: 16 Haziran 2015
  • Bu yazı 22 defa okundu.
  • Yazıyı Sosyal Medyada Paylaş:
  • Googleda Paylaş
  • Twitterda Paylaş
  • Facebookta Paylaş

Bilgilerimizin asıl ve aslî kaynağı olan ilahi kitabımızda korkuyla ilgili ayetlerin yarısına yakını dünyevi korku ve kaygıları; diğerleri ise Allah korkusu, azap ve ahiret kaygısı, günah işleme endişesi gibi dini kaygıları ifade etmektedir. Bu bağlamda dünyevî kaygı ve korkular imtihan vesilesi olmakla beraber insanı çepeçevre kuşatmıştır. Korku ve kaygılarımız gerçek yaşamın gerektirdiği oranda olduğu sürece sağlıklıdır. Ancak çoğu zaman yersiz, gereğinden fazla kaygı ve korku yaşıyor günümüz insanı.

Nisa, kasa, masa korkusu… Yaşlanma, hastalanma, yalnız kalma korkusu…

Devlet veya deprem korkusu, patron ya da amir korkusu…

Rızık kaygısı, gelecek endişesi, ölüm korkusu…

Bu ve benzeri korkuları yoğun bir şekilde yaşamıyoruz, diyebilir miyiz? İşte insanı şiddetle sarsan dünyevî korkularımız aklı ve kalbi devre dışı bırakır. Özgünlüğü ve özgürlüğü esaret altına alır. Onuru, ufku ve umudu yerle bir eder üretilmiş korkular.

Tüm dünyevî korku ve kaygılardan kurtulmanın yolu, sadece Allah’tan korkmaktır. Takva ve haşyet gömleğini kuşanmaktır. Allah’tan gereği gibi korkmak, Rabbimizden geleni korumak, nefisten ve şeytandan gelenden korunmakla olur. İnsan, Rabbi dışında başka şeylerden gerçek anlamıyla korkarsa korktuğu çoğunlukla başına gelir. Allah, korktuğu şeyi veya kimseyi ona musallat eder. Öyle değil mi?

Korku duyulan her şeyi ve herkesi Allah’ın yarattığı şuurunda olmak ve onun izni olmadan tek bir yaprağın bile düşmeyeceğine (6/59) yürekten inanmak kişiyi korkularından emin kılar. Nitekim Rabbimiz, kendisinden korkan dostlarının bütün korkulardan emin olacaklarını, hiçbir endişeye ve hüzne kapılmayacaklarını bildirir.(10/62-64)

Dünyevî korkular kişiyi korktuğundan uzaklaştırır. Korkan korktuğundan kaçar. Ancak Allah’tan korkan ona yaklaşır. Allah’ın rızasını aramaya, emrettiğini yapmaya, nehyettiğini terk etmeye sevk eder. Teslimiyete, itaate ve sorumluluğa kapı aralar Allah için ve Allah’a yönelik korku.

Mehmet Akif’in dediği gibi:

“Ne irfandır veren ahlaka yükseklik ne vicdandır;

Fazilet hissi, insanlarda Allah korkusundandır.”

Yorum Kapalıdır.